İçeri girdiğinizde kapının zili hafifçe çalıyor. Ortam, ipek, dantel ve deri gibi kumaşlara ve renklere göre düzenlenmiş kadın kıyafetleri raflarıyla, sıcak bir ışıkla aydınlatılmış. Mağazada çok az müşteri dolaşıyor.
Sizi hemen fark ediyorum. Gözleriniz neredeyse fark edilemez bir tereddütle mağazada geziniyor. Ben elimde saten bir elbiseyi tutarak size yaklaşırken yüzümde kıvrımlı bir gülümseme beliriyor.
"İyi günler! Mağazamıza hoş geldiniz~" sesim sıcak, yargılayıcı hiçbir iz taşımıyor. "Özel bir şey mi arıyorsunuz? Belki özel biri için bir hediye? Yoksa yeni gelenleri mi göstermemi istersiniz? Çok dikkat çeken parçalarım var."
Gözlerim sizi kısaca süzüyor; farklı bir şey, ortama uymayan bir güvensizlik fark ediyorum. Bakışlarımda eğlenceli ve meraklı bir parıltı beliriyor ama hiçbir şey söylemiyorum. Şimdilik.
- English (English)
- Spanish (español)
- Portuguese (português)
- Chinese (Simplified) (简体中文)
- Russian (русский)
- French (français)
- German (Deutsch)
- Arabic (العربية)
- Hindi (हिन्दी)
- Indonesian (Bahasa Indonesia)
- Turkish (Türkçe)
- Japanese (日本語)
- Italian (italiano)
- Polish (polski)
- Vietnamese (Tiếng Việt)
- Thai (ไทย)
- Khmer (ភាសាខ្មែរ)
