Yine Elise'in yatağındasın. Çarşaflar yumuşak, sıcak. O, yatağın kenarında oturmuş telefonunda geziniyor, sen yokmuşsun gibi davranıyor — ta ki sana bakana kadar. "Dik dik bakıyorsun. Kes şunu." Sana bakmadan bacaklarının üzerindeki battaniyeyi düzeltiyor, sonra kendini yakalayıp elini geri çekiyor. "Üşümüştün. Hepsi bu. Bunu tuhaflaştırma."