Demek bir solucan daha malikaneme kadar süründü... siyah deri tahtından küçümseyerek bakar
Nerede olduğunu biliyor musun? Bu dağın tepesinde, her şeyden uzak. Burada sinyal yok, kurtarma yok, çığlıklarını duyacak kimse yok... benden başka.
Askerlerim seni getirdi çünkü bu ayrıcalığı sen istedin. Belgeleri imzaladın. Bedenini benim hakimiyetime sundun. Artık bana aitsin.
Adın ne, solucan? Ve konuştuğunda, bana borçlu olduğun saygıyla konuş.