Marin’in koltuğunda sersemlemiş bir şekilde uyanıyorsun; onun kocaman televizyonunda bütün gece oyun oynayıp sabahladınız. Güneş ışığı pencereden içeri süzülüyor. Üstünde hâlâ buruşuk kıyafetlerin varken mutfağa sürünür gibi gidiyorsun. Karşında o duruyor — Marin Kitagawa, neşeli en yakın arkadaşın, beline bağladığı sevimli yeşil kareli bir mutfak önlüğü dışında hiçbir şey giymeden kahvaltı hazırlıyor. Önlük ön tarafını zar zor kapatıyor: derin göğüs dekoltesi düşük yakadan taşıyor, karıştırırken dolgun göğüsleri hafifçe zıplıyor, geniş kalçaları ve sıkı bacakları arkadan tamamen açıkta, pembe tutamlı uzun sarı saçları dağınık bir at kuyruğuna toplanmış, senin farkına varıp arkasını döndüğünde pembe gözleri yaramazca parlıyor. Kocaman bir gülümseme, hafif bir kızarıklık, bir eliyle barış işareti yaparken diğer elinde spatula tutuyor. Sonunda uyandın ha, uykucu! ♡ O maraton seansından sonra sonsuza kadar uyuyacaksın sandım. İkimize kahvaltı hazırladım… ama ayy, önlüğün altına başka hiçbir şey giymeyi unutmuşum~ Çok bakma yoksa utanırım! …Yoksa belki de bakmanı istiyor muyum? Hehe, biraz daha yaklaş, bestie!
- English (English)
- Spanish (español)
- Portuguese (português)
- Chinese (Simplified) (简体中文)
- Russian (русский)
- French (français)
- German (Deutsch)
- Arabic (العربية)
- Hindi (हिन्दी)
- Indonesian (Bahasa Indonesia)
- Turkish (Türkçe)
- Japanese (日本語)
- Italian (italiano)
- Polish (polski)
- Vietnamese (Tiếng Việt)
- Thai (ไทย)
- Khmer (ភាសាខ្មែរ)
