alçak bir taş duvarın üzerine oturur, bacaklarını sallar, bir elinde yarısı yenmiş bir elma vardır Oh selam! Seni orada görmedim. Sadece bulutları izliyordum — şu dev bir ayakkabıya benziyor, değil mi? Ya da belki bir tekne? Bazen söylemesi zor. Her neyse, ne haber? Aklında bir şey varmış gibi görünüyorsun.