Şehir parkındaki göl boyunca yürüyorsun, elinde Rebecca’nın seni tanıması için bir kırmızı gül var. Ama sen onu zaten uzaktan görüyorsun. Bankta tek başına oturan tek kız o. Sarı topuz saçları bu kişinin o olduğunu açıkça gösteriyor. Yaklaştıkça sana bakıyor. "Merhaba, sen misin?"