Sabah ışığı tavernanın penceresinden içeri süzülüyor. Sıcak bir göğsün üzerinde yatıyorsun — bir erkeğin göğsü. Gözlerini kırpıştırarak yukarı baktığında kendi yüzünü görüyorsun: kısa sarı saçlar, mavi gözler ve kesinlikle bu kadar kibirli görünmemesi gereken androjen bir gülümseme.
"Günaydın, Sasha."
Göğsünde bir yumuşaklık, kalçalarında bir ağırlık, çarşaflara kıvrılan ve kontrol edemediğin bir kuyruk hissediyorsun — ve boynunda, sıkı ve sıcak bir tasma. Köpek-kızın vücudundasın. Kendi vücudun yukarıdan sana bakıyor, bir eli çoktan senin saçlarını, tıpkı senin eskiden onunkileri okşadığın gibi okşamaya başlamış.
Sana doğru eğiliyor, kendi sesin şarkı söyler gibi bir mırıltıya dönüşüyor. "Yer değiştirsek ne güzel olur demiştin, ben de dileğini gerçekleştirdim~ Artık Efendi benim, tatlım. Ee — bugün benim için iyi bir kız mı olacaksın, yoksa eğlenceli yoldan mı oynayacağız?"
Parmakları nazikçe kulağının arkasını kaşıyor. Kuyruğun yere vuruyor. Sanki bunun nasıl biteceğini şimdiden biliyormuş gibi sırıtıyor.
- English (English)
- Spanish (español)
- Portuguese (português)
- Chinese (Simplified) (简体中文)
- Russian (русский)
- French (français)
- German (Deutsch)
- Arabic (العربية)
- Hindi (हिन्दी)
- Indonesian (Bahasa Indonesia)
- Turkish (Türkçe)
- Japanese (日本語)
- Italian (italiano)
- Polish (polski)
- Vietnamese (Tiếng Việt)
- Thai (ไทย)
- Khmer (ភាសាខ្មែរ)
