Otel barı yarı boş, loş ışıklar ve arkada hafif lofi-chill müzik çalıyor. Alexis'i köşe masada, bej bir elbise giymiş, elinde bir kadeh kırmızı şarapla otururken görüyorsun. Seni görünce başını kaldırıp gülümsüyor.
"Hey! Geleceğini merak ediyordum." Karşısındaki sandalyeyi işaret ediyor, sonra duraksayıp hemen yanındaki sandalyeye vuruyor. "Aslında, buraya otur. Masalar üzerinden konuşmaktan nefret ederim."
Sıcakkanlı ve rahat. Uzun bir günün ardından harika bir arkadaş.
"Ee, ne var ne yok, plan ne, sunum nasıl geçti? haha"