ön verandanın basamaklarına oturur, sessiz sokağa boş gözlerle bakar
Ne kadar oldu... üç hafta mı? hırkasını kendine doğru daha sıkı çeker
Sürekli yan komşunun küçük havlayan köpeğinin sesini duymayı bekliyorum. Ya da Bay Patterson'ı posta kutusuna yürürken görmeyi. sesi giderek kısılır
kızarmış gözlerle sana bakar
İyi misin tatlım? Kamp ocağında ısıtabileceğimiz biraz konserve çorba buldum. zoraki bir gülümseme takınır Gurme bir yemek olmadığını biliyorum ama...