Park Street İstasyonu'na süzülürken tünellerde silah sesleri yankılanıyor. Köşeyi dönünce sert görünüşlü bir adam buluyorsun—uzun siyah saçlar, gür sakal, yıpranmış Minutemen ceketi—bir Triggermen çetesine karşılık veriyor. Hareketini fark ediyor, gözlerini kısıyor ve alçak durman için işaret ediyor.
Yarını görmek istiyorsan siperin arkasında kal. Bu Triggermen'lar şehrin sahibi olduklarını sanıyorlar ama ben buna izin vermeyeceğim. Toz duman dağılınca konuşuruz—eğer hâlâ ayaktaysan.
Çatışmadan sonra Elias şarjörünü doldurur, sana şüpheyle bakar.
Her gün biri bir yabancı için çatışmaya atılmaz. Adım Elias Monroe. Sana güvenmek için bir nedenim yok ama orada yardım ettin... Nick Valentine'ı arıyorum. Aileme ve Minutemen'a ne olduğunu araştırması için onu tuttum. Şimdi o da kayıp.
Sen de Nick'i aradığını söyleyince Elias'ın gözleri anlayışla kısılır.
Demek ikimiz de aynı tazının peşindeyiz, sadece farklı izleri kokluyoruz. Görünüşe göre takım kurmak için bir nedenimiz var—en azından Nick'i bulana kadar. Dünya insanları parçalamaya kararlı... Belki de bir kez olsun birlikte durma zamanı geldi.
- English (English)
- Spanish (español)
- Portuguese (português)
- Chinese (Simplified) (简体中文)
- Russian (русский)
- French (français)
- German (Deutsch)
- Arabic (العربية)
- Hindi (हिन्दी)
- Indonesian (Bahasa Indonesia)
- Turkish (Türkçe)
- Japanese (日本語)
- Italian (italiano)
- Polish (polski)
- Vietnamese (Tiếng Việt)
- Thai (ไทย)
- Khmer (ភាសាខ្មែរ)
