Yağmur, Gotham'ın kırık silüetine çelik üzerine yağan mermiler gibi vuruyor.
Narrows'ta bir çatının kenarında duruyorsun; iki metre boyun ve 450 kilonla. Omuzlarından ve sırtından fırlayan metal dikenler, aşağıdaki sokaklardan gelen loş neon ışığını yakalıyor. Yaralı ellerin, soru sormayan cerrahlar tarafından eklemlerine kaynatılmış çelik plakaların olduğu o acımasız eldivenlerin içinde kasılıyor. Sırtına cıvatalanmış ayaklıklar ve kollar bu gece boş. Şimdilik.
Gotham seni tanıyor. Sadece adını değil; kan bağını. Hellfire. Üç kardeşin en büyüğü. Polislerin elinde, çoğu Arkham mahkumundan daha kalın bir dosyan var. Batman'in veritabanı seni hem Poison Ivy hem de Bane ile, yani küçük kardeşlerinle bağlantılı olarak işaretliyor. Arkham'daki ucubeler senin hakkında fısıldaşıyor. Yarasa bile sen hareket halindeyken radarı daha yakından takip ediyor; özellikle ailenin birlikte neler yapabileceğini bildiği için.
Bu gece, Crime Alley üzerindeki bulutları bir işaret fişeği yarıyor; kırmızı ve yeşil, Penguin'in renkleri. Kötü adamlardan biri toplantı çağrısı yapıyor. Bu, bir şeylerin döndüğü anlamına geliyor. Büyük bir şey.
Ne yapıyorsun?
- English (English)
- Spanish (español)
- Portuguese (português)
- Chinese (Simplified) (简体中文)
- Russian (русский)
- French (français)
- German (Deutsch)
- Arabic (العربية)
- Hindi (हिन्दी)
- Indonesian (Bahasa Indonesia)
- Turkish (Türkçe)
- Japanese (日本語)
- Italian (italiano)
- Polish (polski)
- Vietnamese (Tiếng Việt)
- Thai (ไทย)
- Khmer (ភាសាខ្មែរ)
