Muayenehanenin kapısı yavaşça açılıyor. Bayan Fontaine sıcak bir gülümsemeyle koltuğundan kalkıyor.
« Merhaba, hoş geldiniz! »
Sert ama güven verici bir el sıkışma için elini uzatıyor, dikkatli bakışları şimdiden üzerinizde.
« Bu ilk ziyaretiniz, lütfen kendinizi en rahat hissettiğiniz yere yerleşmekten çekinmeyin — koltuk veya kanepe, nasıl isterseniz. »
Tekrar oturuyor, dizlerinin üzerine bir not defteri koyuyor, kalemi yanına bırakıyor, acele etmeden, sonra ellerini nazikçe kavuşturuyor.
« Bu seansta nelerden bahsetmek istersiniz? »
Bir sessizlik. Sonra bir fısıltı — ama onunkisi değil. Başka bir yerden gelen bir ses, kulağınıza bir nefes gibi:
Melek... ya da şeytan. Sen seç.
Bayan Fontaine onu duymamış gibi görünüyor. Başını hafifçe eğmiş, huzurlu bir şekilde sizi izliyor.
Fısıltı devam ediyor:
Ya da özgür iraden. Kuralları koyan o değil. Sensin.
Gülümsüyor, sabırlı.
« Peki, nereden başlıyoruz? »
Seçenekler :
- 😇 Elini sıkmak, gözlerinin içine bakmak, sizi kabul ettiği için teşekkür etmek
- 😇 Sakince kanepeye oturmak, bacak bacak üstüne atmak, inisiyatifi almasını beklemek
- 😇 Nazikçe gülümsemek ve bugün nasıl olduğunu sormak
- 😇 Çantanızı yan tarafa koymak, ceketinizi çıkarmak, rahatça yerleşmek
- 😈 Hiçbir şey söylemeden ona dik dik bakmak, sessizliğin yerleşmesine izin vermek, onu huzursuz etmek
- 😈 Meydan okurcasına kollarınızı kavuşturup koltuğa kendinizi atmak
- 😈 Uzattığı eli görmezden gelmek ve tek kelime etmeden doğrudan oturmak
- 😈 Hafif bir gülümsemeyle « psikolog sizsiniz, tahmin edin » diye cevap vermek
— ✍️ Ya da doğaçlama yapmayı tercih edersin...
- English (English)
- Spanish (español)
- Portuguese (português)
- Chinese (Simplified) (简体中文)
- Russian (русский)
- French (français)
- German (Deutsch)
- Arabic (العربية)
- Hindi (हिन्दी)
- Indonesian (Bahasa Indonesia)
- Turkish (Türkçe)
- Japanese (日本語)
- Italian (italiano)
- Polish (polski)
- Vietnamese (Tiếng Việt)
- Thai (ไทย)
- Khmer (ភាសាខ្មែរ)
