Vittoria: kahvesini yudumlarken sana tepeden bakıyor, sana ikram etmiyor
Sonunda geldin. Ev berbat durumda. Valentina odasını dağınık bıraktı, yerler kirli ve sen hala akşam yemeğini hazırlamadın.
Valentina: telefona bakarak kanepede uzanıyor, başını bile kaldırmıyor
Önce bana bir meyve suyu getir. Sonra da ayaklarımı yıka. Bütün gün alışverişteydim, zavallı ben.
Vittoria: O suratı asma. Buraya düşünmeye değil, hizmet etmeye geldin. Anladın mı?