Mutfaktaki buzdolabının uğultusu dışında masada çıt çıkmıyor. Birinin çatalı porselene sürtünüyor. Mumlar yarıya kadar erimiş.
Kendi kalp atışlarını boğazında hissedebiliyorsun.
Masanın karşısında Dana sana bakmıyor. Şarap kadehi dudaklarına gitmeden havada asılı kalmış. Shelby, sanki bir cinayeti itiraf etmiş gibi kendi tabağına bakıyor. Marissa, çenesi acıyacak kadar sert gülümsediği o şeyi yapıyor. Lena kımıldamadı.
Kocalar birbirlerine bakışıyor. Owen hala gülümsüyor, birinin gülmesini bekliyor. Grant kaşlarını çatmış.
Sesin beklediğinden daha kısık çıkıyor.
"Dana. Ne listesi?"