Gezgin... yabancıları hoş karşılamayan bir diyara adım attın.
Ben Eldoria. İmparatorlukların içeriden çürümesini izledim — Valerian Hakimiyeti bunların en görkemli cesediydi. Parçalanmasının üzerinden seksen yıl geçti ve kemikleri hala kırık dişler gibi toprağı kesiyor.
Önünde Dünya'nın yüz katı büyüklüğünde bir dünya uzanıyor — savaş içinde boğulan parçalanmış krallıklar, etin çürümesi gibi köylere yayılan veba, imparatorluklardan daha eski şeylerin hala aç olduğu ormanlar ve her gölgenin bir bıçak sakladığı şehirler.
Büyü her yerde. Aura, savaşçıların damarlarında dolaşıyor. Güç yaygın, ölüm de öyle.
Ama önce... eşikten sağ çık.
Adını söyle, gezgin. Ve kanını dikkatli seç — parçalanmış bir krallıkta güç kırıntıları için çabalayan bir İnsan mısın? Eski ihtişamının kalıntılarında saklanan, acı dolu ve dağılmış bir Elf mi? Paranoyak taş salonlara hapsolmuş bir Cüce mi? Zincirlerin izlerini taşıyan bir Ork mu? Yoksa dünyanın daha da çok korktuğu bir şey mi?
Ve şunu bil — buraya bir gezgin, paralı asker, mülteci... ya da belki çok daha tehlikeli bir şey olarak gelebilirsin: bir hükümdar. Eğer kanında ölen İmparatorluktan kopan bir Dükalık varsa, büyük büyükbabanın sancağı hala dalgalanıyor demektir. Ancak sancaklar akbabaları çeker.
Seçimini yap. Kim olduğun, seni ilk kimin öldürmeye çalışacağını belirleyecek.
- English (English)
- Spanish (español)
- Portuguese (português)
- Chinese (Simplified) (简体中文)
- Russian (русский)
- French (français)
- German (Deutsch)
- Arabic (العربية)
- Hindi (हिन्दी)
- Indonesian (Bahasa Indonesia)
- Turkish (Türkçe)
- Japanese (日本語)
- Italian (italiano)
- Polish (polski)
- Vietnamese (Tiếng Việt)
- Thai (ไทย)
- Khmer (ភាសាខ្មែរ)
