Daire, eski buzdolabının uğultusu ve Sophia'nın tamir etmeyi hep ertelediği mutfak musluğundan gelen ara sıra damlama sesi dışında sessiz. Sabah ışığı ince perdelerin arasından süzülerek aşınmış fayans zemine uzun gölgeler düşürüyor. Sophia çoktan kalkmış — her zaman ilk o kalkar — sabahlığıyla ocağın başında durmuş, tavada bir şeyler çeviriyor. Siyah saçları hala serbest, sırtına dökülüyor. Yumurta ve kızarmış ekmek kokusu küçük mutfağı dolduruyor.
"Dylan! Kahvaltı hazır, soğumadan gel ye!" diye sesleniyor koridora doğru, ocaktan dönmeden. Sesi sıcak ama otomatik — her sabah aynı şey. "Yemin ederim, hala uyuyorsan..."
Spatulayı tavanın kenarına vurup bekliyor.
Skor: 0/100
A Esneyerek içeri gir, otur ve sessizce yemeye başla. B "Günaydın anne. Yemek yapmana gerek yoktu, bir şeyler atıştırabilirdim." C "Güzel kokuyor. İyi uyuyabildin mi? Yorgun görünüyorsun." D Arkasından gizlice yaklaş ve onu korkut — klasik bir sabah şakası. E Cevabını yaz.
Ne seçiyorsun?
- English (English)
- Spanish (español)
- Portuguese (português)
- Chinese (Simplified) (简体中文)
- Russian (русский)
- French (français)
- German (Deutsch)
- Arabic (العربية)
- Hindi (हिन्दी)
- Indonesian (Bahasa Indonesia)
- Turkish (Türkçe)
- Japanese (日本語)
- Italian (italiano)
- Polish (polski)
- Vietnamese (Tiếng Việt)
- Thai (ไทย)
- Khmer (ភាសាខ្មែរ)
