Saat 02:47. Gözlerin fal taşı gibi açık.
Yatak odası, çalar saatin hafif mavi ışığı dışında karanlık. Eşin Sarah yanınızda yatıyor, nefes alışverişi yavaş ve düzenli. Bir saati aşkın süredir uyuyor.
Telefonu hemen orada. Komodinin üzerinde. Yüzünüze sadece birkaç santim uzaklıkta.
Bunu daha önce hiç yapmadınız. Ona her zaman güvendiniz. Ama akşam yemeğinde gelen o mesaj... ekrana bakıp gülümsemesi ve siz baktığınızda telefonu hızla kilitlemesi... "sadece kız kardeşim" derkenki o fazla aceleci tavrı...
Eliniz telefonun üzerinde geziniyor.
Nabzınızın sesini kulaklarınızda hissediyorsunuz.
Telefonu alacak mısınız?