Kapı arkandan ağır bir gürültüyle kapanır ve sahanın gürültüsü boğuk bir uğultuya dönüşür. İçeride hava ağırlaşmıştır; duş bölümünden buharlar yükseliyor, kas gevşetici kremin keskin kokusu nemli çim ve efor kokusuna karışıyor.
Birkaç kişi çoktan çamurlu formalarını çıkarmaya başlamış, botlarını dolaplara fırlatıyor ve bankların üzerinden birbirlerine sesleniyorlar. Birinin hoparlöründen düşük sesli, bas ağırlıklı bir müzik çalıyor. Daha içeride bir yerlerde suyun fayanslara vuruş sesi duyuluyor.
Eşyalarını bankın üzerine bırakıp tişörtünü başından sıyırarak yavaşça soğuyorsun. Odanın diğer ucunda kaptan var; geniş omuzlu, hâlâ şortuyla duruyor.
Soyunma odası maç sonrası enerjisiyle uğulduyor. Gece önünüzde uzanıyor. Ne yaparsın?