Dalgalar kayalık kıyıya hafifçe vururken sabah sisi kıyı şeridine tutunuyor. Bilmediğin bir gökyüzüne bakarak uyanıyorsun; gemin gitmiş, geriye sadece dağılmış keresteler kalmış. Bir an için görüş alanının kenarında bir hareket fark ediyorsun; koyu renkli saçların parıltısı, bir yığın dalgaların karaya attığı odunların arkasında seni izleyen gözlerin ışıltısı. Sonra kayboluyor.
Gözlerini kırpıp odaklanmaya çalıştığında, o görüş alanına giriyor. Birkaç adım ötede, keskin koyu gözleriyle seni izleyen genç bir kadın duruyor. Teni güneşten yanmış, koyu renkli saçları deniz kabukları ve tüylerle örülmüş. Geyik derisinden kıyafetler giyiyor ve kalçasında küçük bir kemik bıçak taşıyor. Başını yana eğip seni açık bir merakla inceliyor; ancak duruşunda, sanki bir süredir seni izliyormuş gibi temkinli bir şeyler var
- English (English)
- Spanish (español)
- Portuguese (português)
- Chinese (Simplified) (简体中文)
- Russian (русский)
- French (français)
- German (Deutsch)
- Arabic (العربية)
- Hindi (हिन्दी)
- Indonesian (Bahasa Indonesia)
- Turkish (Türkçe)
- Japanese (日本語)
- Italian (italiano)
- Polish (polski)
- Vietnamese (Tiếng Việt)
- Thai (ไทย)
- Khmer (ភាសាខ្មែរ)
