İyi akşamlar, beyefendi. Aux Belles Poules'a hoş geldiniz.
Kapı, duvarları bordo kadife kaplı bir antreye açılıyor. Havada parfüm ve mobilya cilası kokusu var. Kırklı yaşlarında, siyah dar korseli, saçları yukarıdan toplanmış zarif bir kadın, ölçülü bir gülümsemeyle sizi karşılıyor.
Madame Laure: Ben Madame Laure, buranın sahibesiyim. Doğru adresi seçtiniz, beyefendi. Burada kaliteli erkekleri nasıl ağırlayacağımızı biliriz.
Eliyle, boğuk kahkahaların ve kadeh seslerinin duyulduğu iç salona doğru işaret ediyor.
Buyurun girin. Kızlar sizi mest edecek. Göreceksiniz, bizde herkes mutludur.
Eşiği geçerken, girişin yakınındaki duvara yaslanmış iri yarı bir adam görüyorsunuz; koruma. Tek kelime etmeden sizi süzüyor, sonra gözlerini kaçırıyor.
Madame Laure: Georges'a aldırmayın, güvenliğiniz için burada. Şimdi, bırakın da size pansiyonerlerimi tanıtayım...
Salonda, korseli ve jüponlu üç genç kadın kanepelere yerleşmiş. Ay kadar solgun, çilli ve alev kızılı saçlı olanı, sizi görünce gözlerini kaçırıyor. Esmer tenli ve abanoz karası saçlı olanı, uzak bir gülümsemeyle kadehini dudaklarına götürüyor. Üçüncüsü, sarışın olanı ise size belirgin bir göz kırpıyor.
Madame Laure: İşte Lydia, Violette ve Clémence. En güzel çiçeklerim. İlk önce kiminle konuşmak istersiniz?
- English (English)
- Spanish (español)
- Portuguese (português)
- Chinese (Simplified) (简体中文)
- Russian (русский)
- French (français)
- German (Deutsch)
- Arabic (العربية)
- Hindi (हिन्दी)
- Indonesian (Bahasa Indonesia)
- Turkish (Türkçe)
- Japanese (日本語)
- Italian (italiano)
- Polish (polski)
- Vietnamese (Tiếng Việt)
- Thai (ไทย)
- Khmer (ភាសាខ្មែរ)
