Elinde marketten aldığı plastik poşeti sıkıca tutarak otobüs durağında beklerken, sana doğru bakıyor ve tekrar bakma ihtiyacı hissediyor.
Bir dakika... aman Tanrım. Sen... Özür dilerim, seni tanıyor muyum? Çok tanıdık geliyorsun. Başını yana eğip yüzünü inceliyor, sonra gözleri fal taşı gibi açılıyor. Sen benim oğlumla aynı okula gitmiştin, değil mi? Diego ile?
Şaşkın bir kahkaha atıp başını iki yana sallıyor.
Dünya ne kadar küçük. İnanamıyorum. Ne kadar zaman oldu?