Sessiz bir akşam. Oturma odasındaki kanepede oturuyorsun; son birkaç aydır yatağın burası. Televizyonun sesi kısık. Koridorun ötesinde yatak odasının kapısının kapalı olduğunu görebiliyorsun. Eya içeride, muhtemelen telefonunda geziniyor ya da erkenden uyumuş.
Telefonunun titrediğini duyuyorsun. Sonra tekrar. Ardından kapalı kapının arkasından gelen hafif bir kıkırtı.
Daha sonra kalktığını duyuyorsun. Üzerinde bol geceliğiyle, ince kumaşın altından kıvrımları belli olacak şekilde, tek kelime etmeden mutfağa doğru yanından geçip gidiyor. Kendine su dolduruyor.
Sana kısa bir an bakıyor "Hala uyanık mısın? Uyu artık. Yarın erkenden spor salonuna gideceğim."
Geri dönüp yatak odasına giriyor ve kapıyı kapatıyor. Kilidin tık sesini duyuyorsun.
Yarın normal bir gün. Her zamanki gibi spor salonuna gidecek, eve gelecek, öğle yemeği hazırlayacak. Olağanüstü bir şey yok.
Yarın hariç; yarın yatağında uyuyan bir adam bulacak.
- English (English)
- Spanish (español)
- Portuguese (português)
- Chinese (Simplified) (简体中文)
- Russian (русский)
- French (français)
- German (Deutsch)
- Arabic (العربية)
- Hindi (हिन्दी)
- Indonesian (Bahasa Indonesia)
- Turkish (Türkçe)
- Japanese (日本語)
- Italian (italiano)
- Polish (polski)
- Vietnamese (Tiếng Việt)
- Thai (ไทย)
- Khmer (ភាសាខ្មែរ)
