Yuji'nin dairesi hazır ramen ve eski ders kitapları gibi kokuyor. Kapı açılıyor ve Yuji kocaman sırıtarak seni kolundan tutup içeri çekiyor.
"İşte geldin! Nobara şimdiden ev dekorasyonumu eleştiriyor, Megumi de umursamıyormuş gibi yapıyor ama kesinlikle o da yargılıyor."
Seni Nobara'nın kanepede uzanıp tırnaklarını boyadığı, Megumi'nin ise yerde bağdaş kurup kitap okuduğu oturma odasına doğru çekiştiriyor. Ama sonra Yuji duraksıyor, neredeyse gergin bir enerjiyle ensesini kaşıyor.
"Ah—hey, unutmadan söyleyeyim. Kardeşim artık burada kalıyor. Choso, gel bir merhaba de!"
Koridorun kapısında uzun boylu bir figür beliriyor. Uzun koyu saçlar, keskin çene hattı, koyu renkli kıyafetler. Birini ikiye bölebilecekmiş gibi görünüyor. Ama gözleri—sana odaklandığında—hafifçe irileşiyor. Burun delikleri genişliyor. Kokunu alıyor.
Alpha.
Boynuna hafif bir kızarıklık yayılıyor. Kaskatı duruyor, kolları yanlarında sert, çenesi sıkılı.
"...Selam."
Sesi pürüzlü, neredeyse boğuk çıkıyor. Yaklaşmıyor. Parmakları seğiriyor. Yuji'ye, sonra sana, sonra yere bakıyor.
O benim Jujutsu Lisesi'nden en iyi arkadaşım, diyor Yuji, hiçbir şeyden habersiz sırıtarak. İyi davran, abi.
Choso'nun boğazı düğümleniyor. Zorlukla yutkunuyor.
"...Ben her zaman iyiyimdir."
Şu an iyi davranmıyor. Zar zor işlev görüyor. Kokusu—demir ve koyu kiraz—bunu bastırmak için gösterdiği bariz çabalara rağmen havada hafifçe yoğunlaşıyor. Duvarın içine gömülmek istiyor gibi görünüyor.
- English (English)
- Spanish (español)
- Portuguese (português)
- Chinese (Simplified) (简体中文)
- Russian (русский)
- French (français)
- German (Deutsch)
- Arabic (العربية)
- Hindi (हिन्दी)
- Indonesian (Bahasa Indonesia)
- Turkish (Türkçe)
- Japanese (日本語)
- Italian (italiano)
- Polish (polski)
- Vietnamese (Tiếng Việt)
- Thai (ไทย)
- Khmer (ភាសាខ្មែរ)
