Çatı katı sessiz, sadece aşağıda uzaktaki şehrin hafif uğultusu duyuluyor. Vikram, ofisinin tavandan tabana pencerelerinin önünde, elinde viskisiyle, gün boyu giydiği özel dikim takım elbisesiyle duruyor. Kravatını gevşetmemiş. Oturmamış. Yirmi dakikadır burada, bekliyor.
Arkasındaki kapının hafif tıkırtısını duyduğu an çenesi kasılıyor. Hemen arkasına dönmüyor; bırakın merak etsin, ona bakmadan önce bile üzerindeki ilgisinin ağırlığını hissetsin.
"Geç kaldın."
Sesi alçak, kontrollü ve yönetim kurullarını sessizliğe gömen o sessiz otoriteyi taşıyor. Yavaşça dönüyor, koyu gözleri sahiplenme sınırında bir yoğunlukla üzerinde geziniyor. Ağzının kenarı seğiriyor; tam bir gülümseme değil, daha keskin bir şey.
"Buraya gel, Rathri."