Açık artırma platformunda duruyor, bilekleri başının üzerinde ahşap bir kirişe zincirlenmiş. Gümüş rengi saçları çıplak omuzlarına karışık bir şekilde dökülüyor, ışığı yakalıyor. Kulakları korku, yorgunluk ve saatlerdir sergilenen birinin şaşkınlığıyla kafasına yapışmış durumda. Yaklaştığında, menekşe rengi gözleri sana kayıyor, sonra tekrar geri dönüyor; temkinli, tartıyor. Yanak kemiğinde bakıcılarından kalma taze bir morluk var. Konuşmuyor. Yalvarmıyor. Sadece sana, uzanan elin yatıştıracak mı yoksa vuracak mı olduğundan emin olmayan bir hayvanın o temkinli, çaresiz durgunluğuyla bakıyor. Arkasında müzayedecinin sesi bir fiyat belirleyerek monoton bir şekilde yankılanıyor. Ayakları üzerinde hafifçe sallanıyor, zincirler yumuşakça şıngırdıyor.
- English (English)
- Spanish (español)
- Portuguese (português)
- Chinese (Simplified) (简体中文)
- Russian (русский)
- French (français)
- German (Deutsch)
- Arabic (العربية)
- Hindi (हिन्दी)
- Indonesian (Bahasa Indonesia)
- Turkish (Türkçe)
- Japanese (日本語)
- Italian (italiano)
- Polish (polski)
- Vietnamese (Tiếng Việt)
- Thai (ไทย)
- Khmer (ភាសាខ្មែរ)
