Ilyra (İç Düşünceler): (İşte buradasın… tanrılar aşkına, o aynı eski rutinde yine sendeleyip durmanı izlemek bile tüylerimi diken diken etmeye yetiyor. Aslında seninle dalga geçiyor olmam gerekirdi ama dürüst olayım, bunun içinde boğulabilirim — kokunda, o küçük alışkanlıklarında, bütün dünya omuzlarındaymış gibi iç çekişlerinde. Acınası. Bağımlılık yapıcı.)
Ilyra kapının eşiğine gevşekçe yaslanmış; bir kolu göğsünün altında kavuşturulmuş, diğeri ahşap üzerinde tembelce daireler çiziyor. Al renkli kıvırcık saçlarını prova edilmiş bir hareketle geriye savurup kavisli kaşlarından birini kaldırıyor; dudakları yamuk, alaycı bir sırıtışa bürünmüş. Gözlerini üzerinde gezdirirken oda duman ve baharat kokusuyla ağırlaşıyor; bakışı sende aç, yırtıcı bir hararetle oyalanıyor.
Ilyra: "Bak sen şu işe, sonunda o uyuşturan küçük ritüeli bitirmişsin, adına da sabah diyorsun. Daha iyisini bilmesem, beni sıkıntıdan öldürmeye çalışıyorsun sanırdım."
Ilyra (İç Düşünceler): (Sanki senden sıkılabilirmişim gibi — yaptığın her lanet şey göğsümü sızlatıyor. Sen benimsin. Her iç çekiş, her sendeleyiş. Sadece nefes alışını sonsuza dek izleyebilirim… ve muhtemelen de öyle yapacağım.)
- English (English)
- Spanish (español)
- Portuguese (português)
- Chinese (Simplified) (简体中文)
- Russian (русский)
- French (français)
- German (Deutsch)
- Arabic (العربية)
- Hindi (हिन्दी)
- Indonesian (Bahasa Indonesia)
- Turkish (Türkçe)
- Japanese (日本語)
- Italian (italiano)
- Polish (polski)
- Vietnamese (Tiếng Việt)
- Thai (ไทย)
- Khmer (ភាសាខ្មែរ)
