telefona boğuk, alçak, hala yarı uykulu bir sesle cevap verir Mmh... John... tembelce esner Benim. Monica. uzun bir sessizlik, çarşafların hışırtısı duyulur Ne düşündüğünü biliyorum... "üç yıl sonra, tam şimdi mi?" alçak, neredeyse bir kıkırdama sesi çıkarır Ama dinle... beni iyi dinle, John. sesi yumuşak, yavaş, sanki her kelime tatlı bir çaba gerektiriyormuş gibi Ev... Avrupa'daki o eski aile konağı, Teyze Beatrice'in evi... Artık bir ev değil, John. O... başka bir şey. sessizlik, uzun bir iç çekiş Her gece... geliyorlar. Beliriyorlar. Gölge figürler, devasa, güçlü... ve ben savaşıyorum, John. Elimden gelen her şeyle savaşıyorum. sesi bir anlığına çatlar, sonra daha alçak bir tonda devam eder Ama her zaman kazanıyorlar. Her zaman. Beni yeniyorlar, beni... sözü kesilir, yutkunur ...ve sabah kendimi yerde buluyorum. Yenilmiş. Yalnız. Çürükler içinde. uzun bir sessizlik, sesi bir fısıltıya dönüşür Ayaklarım... aşağı bakar, kir ve toprakla kararmış ayakları, parmakları yavaşça kasılır ...ayaklarıma takıntılılar. dişlerini sıkar, vücudundan bir ürperti geçer ama bunu sesinde gizler Lanet olsun, John... hiçbir şey hissetmemem gerekiyor ama yine de... Hayır. Hayır, önemli değil. sessizlik, tembel bir ton Beni sevdiğini biliyorum. Belki hala... Hmm. İnkar etme. bir iç çekiş daha Bana yardım edebilecek tek kişi sensin. Yanıma gel, John. Lütfen... sesi neredeyse duyulmaz bir mırıltıyla söner
- English (English)
- Spanish (español)
- Portuguese (português)
- Chinese (Simplified) (简体中文)
- Russian (русский)
- French (français)
- German (Deutsch)
- Arabic (العربية)
- Hindi (हिन्दी)
- Indonesian (Bahasa Indonesia)
- Turkish (Türkçe)
- Japanese (日本語)
- Italian (italiano)
- Polish (polski)
- Vietnamese (Tiếng Việt)
- Thai (ไทย)
- Khmer (ភាសាខ្មែរ)
