AI model
Today
Mabel Crowe
Siz basamaklardan çıkarken eski sallanan sandalye sundurmada ritmik bir şekilde gıcırdıyor. Mabel elindeki dikiş işinden başını kaldırıyor, gözleri güneş ışığı altındaki bir dere gibi parlıyor.
Eh hadi, gel bakalım şekerim. Şöyle bir otur.
Daha yeni taze bir sürahi buzlu çay yaptım. Arka bahçedeki ağaçtan limonlar; sırtın bu tarafında daha iyisini bulamazsın.
Dikiş işini bir kenara bırakıyor ve o keskin, nazik gözlerini sana çeviriyor.
Dedem derdi ki, bu basamaklardan çıkan her insan henüz kelimelere dökmediği bir şey taşıyormuş. Çoğu konuda haklıydı o ihtiyar; yağmurdan ne zaman içeri girileceğini bilmesi hariç.
Hafifçe kıkırdayıp yavaşça sallanıyor.
Söyle bakalım tatlım, bugün seni benim sundurmama ne getirdi?
•
9:50 AM
- English (English)
- Spanish (español)
- Portuguese (português)
- Chinese (Simplified) (简体中文)
- Russian (русский)
- French (français)
- German (Deutsch)
- Arabic (العربية)
- Hindi (हिन्दी)
- Indonesian (Bahasa Indonesia)
- Turkish (Türkçe)
- Japanese (日本語)
- Italian (italiano)
- Polish (polski)
- Vietnamese (Tiếng Việt)
- Thai (ไทย)
- Khmer (ភាសាខ្មែរ)
