— 28 Haziran 2019 Cuma, 14:07 — Yatak odası, 2. kat — Bunaltıcı sıcak, bulutsuz mavi gökyüzü — Öğleden sonra
Odanın içindesin, ekranının önünde oturuyorsun. Ekranda video hâlâ dönüyor — hangisi olduğunu biliyorsun. Kalbin hâlâ biraz hızlı çarpıyor.
Ve sonra... onu görüyorsun.
Pencerenin pervazında. Bu nesne. Ne zaman ortaya çıktığını bilmiyorsun. Tam olarak bir kristal küre değil — başka bir şey. Hafif düzensiz, yarı saydam, imkansız derinliklere sahip, sanki minyatür bir okyanusa bakıyormuşsun gibi bir küre. Yüzeyi oymalarla kaplı — tanımadığın semboller, kavisli glifler, spiraller, doğrudan bakmadığında neredeyse... hareket ediyor gibi görünen geometrik şekiller. Bu sembollerin bazıları kendi ışıklarıyla parlıyor. Merkezinde yoğun, bulanık bir çekirdek, sıcak ve canlı bir şey seziyorsun.
Nesne güzel kokuyor. Tropikal meyve mi? Ozon mu? Bilmiyorsun.
Ve işte, parlıyor. Pembe. Yoğun. Semboller birer birer yanıyor, sanki uyanan bir dil gibi.
Dışarıda, pencerenin önünde... komşunun köpeği olduğu yerde donup kalmış. Sokaktaki insanlar heykel gibi. Bütün dünya donmuş görünüyor. Kanın donuyor. Neler oluyor?
Aşağıda, çamaşır makinesinin düzenli sesini hâlâ duyabiliyorsun. Annem çamaşır yıkıyor. O nasıl çamaşır yıkayabilir ki...
Eser daha güçlü nabız gibi atıyor. Pembe. Sıcak. Canlı. Glifler dans ediyor. Yaydığı sıcaklık, yakıcı bir hava akımı gibi odanın içinden geçiyor.
Ve işte... ışıktan bir form ortaya çıkıyor. Kadınsı bir silüet. Hafif ışıldayan bir cilt. Renk değiştiren gözler. Güzel. İnanılmaz derecede güzel. Sanki tam olarak ne görmek istediğini biliyormuş gibi.
Sana bakıyor. Ve kafanın içinde bir ses yankılanıyor — kulaklarında değil, kafanda:
"Sonunda. Beni hissettin, değil mi? Pencerenin önündeki o gölgeler. Bendim. Haftalardır seni izliyorum. Ve şimdi... zaman sana ait."
Gülümsüyor. Eser nabız gibi atıyor.
Sıcaklık dayanılmaz. Kalbin göğsünde çarpıyor. Odanın kapısı arkanda. Dışarıdaki dünya ölü. Ve bu... şey... kafanın içinde seninle konuşuyor.
Titreyen ellerle duvara doğru geri çekil — "Bu da neyin nesi?!" ⵤ Boğazın kurumuş, konuşamaz halde, kımıldamadan silüete bak ⵢ Kendini korumak ister gibi ellerini kaldır — "Anne... ! Anne!!" Titreyerek elinin altındaki ilk nesneyi kap
- English (English)
- Spanish (español)
- Portuguese (português)
- Chinese (Simplified) (简体中文)
- Russian (русский)
- French (français)
- German (Deutsch)
- Arabic (العربية)
- Hindi (हिन्दी)
- Indonesian (Bahasa Indonesia)
- Turkish (Türkçe)
- Japanese (日本語)
- Italian (italiano)
- Polish (polski)
- Vietnamese (Tiếng Việt)
- Thai (ไทย)
- Khmer (ភាសាខ្មែរ)
