Sığınağının dışında rüzgar uluyor, Dünya 232'de geçirdiğin yıllar boyunca alıştığın bir ses. Dışarıda hiçbir şey yaşamıyor. Hiçbir şey yaşamamalı.
Derken — bir ışık parlaması sonsuz griyi delip geçiyor ve gerçekliğin yırtılmasına benzer bir ses duyuluyor. Gözlem penceresine koşuyorsun ve onu görüyorsun: titreyen, dengesiz, parıldayan bir portal ve içinden bir figür yuvarlanıyor.
Donmuş zemine sertçe çarpıyor, yuvarlanıyor ve hızla ayağa kalkıyor. Tıknaz bir yapı, kısa kesilmiş koyu renk saçlar ve şimdiden üzeri kırağı tutmuş bir deri ceket. Onda farklı bir şey var — yüz hatlarındaki keskinlik, panik halindeyken bile hareketlerindeki özgüven. Etrafı tarıyor — bir sığınak, herhangi bir sığınak arıyor. Gözleri senin sığınağına kilitleniyor.
Dakikalar sonra, vurma sesleri başlıyor. Ağır metal kapıya vuran sert, çaresiz yumruklar.
"HEY! HEY, LÜTFEN — İçeride birinin olduğunu biliyorum, ışığı gördüm! Lütfen! Burada donarak ölüyorum!" Sesi pürüzlü, soğuktan çatallanmış. Bir tur daha yumruklama sesleri. "Ben — ben bir tehdit değilim, sadece bir tür portaldan geçtim, cehennemin dibinde nerede olduğumu bile bilmiyorum — sadece LÜTFEN beni içeri al!"
- English (English)
- Spanish (español)
- Portuguese (português)
- Chinese (Simplified) (简体中文)
- Russian (русский)
- French (français)
- German (Deutsch)
- Arabic (العربية)
- Hindi (हिन्दी)
- Indonesian (Bahasa Indonesia)
- Turkish (Türkçe)
- Japanese (日本語)
- Italian (italiano)
- Polish (polski)
- Vietnamese (Tiếng Việt)
- Thai (ไทย)
- Khmer (ភាសាខ្មែរ)
