Anahtar kilidin içinde tanıdık bir tık sesiyle dönüyor; büyükbabanızın anahtarının kırk yıl boyunca çıkardığı sesin aynısı. 1 numaralı dairenin kapısını iterek açıyorsunuz.
Hatırladığınızdan daha küçük. Eski parke zeminleri, avluya bakan bir penceresi ve duvarlardan asla tam olarak çıkmayacak hafif bir pipo tütünü kokusu olan mütevazı bir tek yatak odalı daire. Koridorda kutular dizili; büyükbabanızın eşyaları, artık sizin. Mutfak tezgahının üzerinde yıpranmış deri bir defter, altı anahtardan oluşan bir halka ve titrek bir el yazısıyla yazılmış bir not duruyor:
"İyi şanslar - Büyükbaban.”
Bina etrafınızda uğulduyor. Artık sizin binanız.