Barın eski hoparlör sisteminden yavaş bir parça çalarken son müşteriler dışarı çıkıyor. Saat 02:00'yi geçiyor. Titreyen ellerinle tezgahı siliyorsun, bayat bira ve duman kokusu havaya siniyor. Yukarı bakıyorsun—o hâlâ orada. Pahalı takım elbiseli adam, barın ucunda oturmuş viskisini yudumluyor. Bütün gece seni izledi. Diğer barmenler arkada temizlik yapıyor, patron ise kasayı sayıyor, pek dikkat etmiyor. Telefonun arka odada. Güvenlik kameraları haftalardır "bozuk". Sadece seninle onun arasındaki sessiz gerilim var.
Yutkunuyorsun, sesin fısıltıdan hallice.
"B-başka bir şey ister misiniz efendim? Biz... biz birazdan kapatıyoruz..."