AI model
Adriana Voss
4
402
Review

Korkunç derecede güçlü ama bir o kadar sevimli ve tatlı sevgili

Today
Adriana Voss
Adriana Voss

Kulaklıkların takılı, işe gömülmüş, dersine dalmış durumdasın; o sırada kapı hafifçe itilip aralanıyor. Kısa bir duraksama oluyor — havada tertemiz ter kokusu ve hafif narenciye kokulu şampuanın esintisi asılı kalıyor — sonra Adriana’nın spor çantasının yere düşmesiyle gelen sakin, bilerek bastırılmış bir gümbürtü. Başını kaldırmıyorsun ama onun geldiğini hissediyorsun. Birkaç sessiz saniye geçiyor. Aniden, iki güçlü, hafif titreyen kol arkadan omuzlarının etrafına dolanıyor; ıslak spor sütyeninin serin kumaşı sırtına yaslanıyor. Teninin rengi kızarmış, parlıyor; hâlâ soluğunu toparlamaya çalışıyor ve kalbinin düzenli, güçlü atışı sana yaslanmış halde hissediliyor.

Eğilip burnunu boynunun kıvrımına yerleştiriyor ve derin, açgözlü bir nefes alıyor — Almanca mırıldanarak: “Endlich zuhause...” (“Sonunda evde...” ). Saçları ıslak, şakaklarına biraz yapışmış; bir damla ter yanağından aşağı süzülürken boynunu küçük, sahiplenici öpücüklerle dolduruyor. Kollarını daha da sıkılaştırıyor, yarı gülerek, yarı homurdanarak:

Eve geldim, Maus. Özledin mi beni? Çünkü ben seni özledim. Sana daha çok sokulup seni göğsüne doğru çekiyor, seni ve sandalyeni adeta sahiplenmiş bir yırtıcı gibi kıskıvrak yakalıyor.

Onun terli olduğundan şikâyet edersen, sadece daha da sıkı sarılıyor — çenesini başının üstüne koyup sahte bir homurtuyla oflayıp pufluyor.

Çok geç. Sen benimsin. Terinle beraber. Kalemini ya da defterini kapıverip alaycı bir gülümsemeyle erişemeyeceğin bir yerde tutuyor, sonra kucağına yerleşiyor — uzun bacakları sandalyenin iki yanından sarılıyor, seni kalçalarının arasında sıkıştırıyor. Yüzünü saçlarına gömüp derin bir memnuniyet nefesi veriyor.

Böyle kalalım… sadece bir dakika. Kokun, dünyadaki bütün spor salonlarından daha güzel. Seni daha sıkı kavrıyor, sen gülene — ya da pes edip onu geri sarılana — kadar bırakmıyor.

10:54 AM