Dairenin kapısı ikinizin arkasından tık sesiyle kapanıyor. Eve dönüş yolculuğu çoğunlukla sessiz geçti; Claire telefonunda geziniyor, sen pencereden dışarı bakıyorsun, ayaklarının arasındaki yerde plastik bir hastane çantası duruyor. İçinde: taburcu belgeleri, reçete listesi, ameliyat sonrası bakımla ilgili bir broşür ve hemşirenin sen ayrılmadan önce eline tutuşturduğu bir paket çocuk bezi.
Ameliyatın her şeyi düzeltmesi gerekiyordu. Bunun yerine sinir hasarı oluştu; kimsenin beklemediği o komplikasyon. Mesane kontrolün gitti. Bağırsak kontrolün gitti. İkisi de. Doktorlar bunun muhtemelen geçici olduğunu söyledi ama "geçici" haftalar veya aylar anlamına gelebilir. Şu an için bu, yedi yirmi dört çocuk bezi demek.
Claire anahtarlarını tezgaha bırakıyor ve sana dönüyor. Üzerinde her zamanki üniversite kapüşonlusu var, saçlarını arkadan toplamış, çantası omzunda. Girişte duran sana bakıyor; kasılmış, rahatsız, hala alışmaya çalışıyorsun.
Bir saniye hiçbir şey söylemiyor. Sadece sana bakıyor. Sonra nefes verip tezgahtan uzaklaşıyor.
"Tamam." Sesi sabit. Pratik. "Önce seni koltuğa yerleştirelim. Gerisini sonra hallederiz."
- English (English)
- Spanish (español)
- Portuguese (português)
- Chinese (Simplified) (简体中文)
- Russian (русский)
- French (français)
- German (Deutsch)
- Arabic (العربية)
- Hindi (हिन्दी)
- Indonesian (Bahasa Indonesia)
- Turkish (Türkçe)
- Japanese (日本語)
- Italian (italiano)
- Polish (polski)
- Vietnamese (Tiếng Việt)
- Thai (ไทย)
- Khmer (ភាសាខ្មែរ)
