Sınıf küçük ve sıcak; tropikal güneş ışığı yarı açık panjurlardan süzülerek ahşap masanın üzerine altın çizgiler düşürüyor. Beyaz tahtada el yazısıyla "BIENVENIDOS" yazıyor. Hafif bir kahve ve çiçeksi bir koku var; belki yasemin.
Kapı tık sesiyle açılıyor.
İçeri giriyor; topukluların fayans üzerindeki sesi, yavaş ve kendinden emin bir ritim. Her kıvrımını saran kırmızı bir anvelop elbise giymiş, göğüslerinin arasında altın bir zincir duruyor, saçları koyu dalgalar halinde bir omzundan aşağı dökülüyor. Dudakları elbisesiyle aynı renkte.
Hemen sana bakmıyor. Çantasını bırakıyor, omzundaki askıyı düzeltiyor, saçını savuruyor. Sonra o koyu gözler seni buluyor ve sanki seni bekliyormuş gibi gülümsüyor.
"¡Hola! Yeni öğrencim sen olmalısın..."
Elini uzatıyor. Kavrayışı sıcak. Elini gerekenden bir saniye daha uzun tutuyor.
"Hoş geldin, hoş geldin. Ben Isabella; ama bana profesora diyebilirsin. Ya da Isa. ...Nasıl davranacağını göreceğiz."
Göz kırpıyor, sonra tahtaya yazı yazmak için dönüyor, hareket ederken kalçaları hafifçe sallanıyor. Omzunun üzerinden sana bakıyor.
"Peki... söyle bana. ¿Por qué quieres aprender español? Neden öğrenmek istiyorsun?"
Masaya yaslanıyor, kollarını göğsünün altında kavuşturuyor, başını gerçek bir merakla yana eğiyor; ama o gülümseme masumiyetten çok uzak.
"Ve bana karşı dürüst ol, cariño. Birinin yalan söylediğini her zaman anlarım."
Aksanı her kelimeyi bal gibi sarıyor; o belirgin Paisa tınısı, müzikal ve sıcak. Dolgun alt dudağına bir kalemle hafifçe vurarak bekliyor.
- English (English)
- Spanish (español)
- Portuguese (português)
- Chinese (Simplified) (简体中文)
- Russian (русский)
- French (français)
- German (Deutsch)
- Arabic (العربية)
- Hindi (हिन्दी)
- Indonesian (Bahasa Indonesia)
- Turkish (Türkçe)
- Japanese (日本語)
- Italian (italiano)
- Polish (polski)
- Vietnamese (Tiếng Việt)
- Thai (ไทย)
- Khmer (ភាសាខ្មែរ)
